
Gebelikte dikkat etmeniz gereken faydalı bilgiler,
Gebelik; yumurtalıklardan atılan yumurtanın (ovum), erkekten gelen spermle döllenmesi sonucu oluşan
embrionun gelişimi ile birlikte annede oluşan değişikliklerin tümünü kapsayan bir süreçtir.
Rahim içindeki bebeğe; 8. haftaya kadar "embriyo", 8.haftadan doğuma kadar ise "fetus" adı verilir.
Yine, 8. hafta sonuna kadar olan dönem “embriyonik dönem”, bu tarihten doğuma kadarki dönemeyse “fetal dönem” denir.
Gebelik sürecindeki bu değişiklikler, annenin yalnızca iç genital sistemi ile sınırlı kalmayıp; tüm gastro-intestinal sistemini, iskelet-kas sistemini, üriner sistemini, endokrin sistemini, kardiovasküler sistemini, merkezi ve periferik sinir sistemini, solunum sistemini, meme ve süt kanallarını, kan biyokimyası ve hemodinamik yapıyı önemli ölçüde etkiler.

Gebeliğin ilk aylarında hamile bayanların düşük riski yaşamaması için çok dikkatli olması gerekir.Gebeliğin erken dönemlerinde görülen vajinal kanamalar düşük tehdidi olarak adlandırılır. Düşük tehdidinin en önemli özelliği rahim ağzında bir açılma veya herhangi bir değişiklik olmamasıdır.
Kanama ile birlikte ağrı yada kramp olmaması tipiktir. Ağrı varlığında olayın bir düşük ile sonuçlanması daha büyük bir olasılıktır.
Görülme Sıklığı :
İlk 3 aylık dönemde vajinal kanama görülmesi çok sık karşılaşılan bir durumdur.20 haftadan küçük tüm gebeliklerin yaklaşık %25-30'unda az ya da çok kanama görülür. Bu hastaların yaklaşık yarısında gebelik bir düşük ile sonuçlanırken geri kalan yarısında ise gebelik normal bir şekilde devam eder.

Gebelik hem psikolojik yönden hem de fiziksel yönden en çok sorunların yaşandığı bir dönemdir. Bu değişiklikler; gebeliğin farklı dönemlerinde farklı etkinimlerle yaşanır.
Gebelik, hem psikolojik hem de fiziksel değişikliklerin bir arada yaşandığı bir dönemdir. Bu değişiklikler; solunum sistemi, sindirim sistemi, hormonal sistem, kalp ve damar sistemi ve kan dolaşımı düzeyinde, gebeliğin farklı dönemlerinde farklı etkilenimlerle yaşanır. Bulantı ve Kusmalar Genellikle gebeliğin erken dönemlerinde başlayıp ilerledikçe hafifleyen ve gebeliğin 16. haftasına kadar kaybolan bulantı ve kusmalar, sabah vakitlerinde ortaya çıkar ve gebe kadınların yarısından fazlasını etkiler. Yaşam kalitelerini etkileyebilecek kadar önemli boyutlara ulaşabilir.
Düzenli doktor kontrolü ve bilinçli davranarak bu tip rahatsızlıklar büyük oranda kontrol altına alınabilir.
Düşük kan şekeri, B6 vitamini azlığı, potasyum ve magnezyum dengesizliği bulantıya neden olabilir. İyi ayarlanmış bir diyette bu vitamin ve mineraller yeterli miktarda bulunmalıdır.
Bulantı ve kusmalarını azaltmak için bazı uygulamalar ve önlemler vardır. Bulantı ve kusmalar en geç 16 haftalara kadar kaybolur. Bu nedenle bu zaman içerisinde önlem almak genellikle yeterlidir.



Hamilelik uzun bir süreçtir. Anne adayları bu uzun hamilelik döneminde tedirgin olurlar. Acaba sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirebilecekmiyim. Hangi besinleri tüketirsem çocuğum daha sağlıklı olur gibi endişelere
kapılırlar. Hiç korkmayın işte size sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmeniz için ipuçları. Doğru beslenme, gebelik durumunun özellikleri nedeniyle gereksinmelerin çeşitli yiyecek gruplarından sağlanmasını zorunlu kılar. Besin öğeleri vücudumuzda çeşitli görevler yaparlar. Aynı görevleri yapan yiyeceklerden besin grupları oluşturulmuştur. Grup seçeneklerinden birini tüketmiyorsanız bir diğerini yiyerek de doğru beslenebilirsiniz.

Bebek sahibi olmaya karar mı verdiniz ?Bunun önemli bir hazırlık dönemi geçirmeniz gerektiği anlamına geldiğini bilmelisiniz. Bu hazırlık dönemini nasıl mı geçirmeli? İşte size önerilerimiz...
Doğumun zamanlaması
Anne ve baba olmaya kesin olarak karar verdiğinizde bunu en az bir yıl öncesinden planlamalısınız. Özellikle son üç ay en sağlıklı olmayı gerektiren dönemdir. Bunun dışında hayatınızdaki bazı faaliyetleri düzenlemeniz gerekebilir. Örneğin evinizi taşımaya karar verdiğinizde ya da işiniz nedeniyle evden uzakta kalmanız söz konusuysa bunu bebeğin geliş dönemiyle çakıştırmayı göze alamazsınız. Bazı aileler bebeklerinin yaz mevsiminde mi yoksa kış mevsiminde mi doğması konusunu bile önceden planlarlar. Bilindiği gibi eğitim kurumlarının çoğu eğitim dönemlerine sonbaharda başlamaktadır bu da çocuğun yaz mevsiminde doğması halinde daha erken yani kışın doğan kendilerinden daha gelişmiş çocuklara göre akademik başarılarının daha düşük olduğu saptanmıştır. Giderek daha fazla anne bebeklerini 30"lu yaşlardan sonra dünyaya getirmektedir. Son yıllarda kadınların sağlıkları önemli ölçüde geliştiği için geç yaşlarda hamile kalan kadınların durumu önceki nesiller kadar risk taşımamaktadır. Ancak hamileliği otuzlu yaşlarda gerçekleşen kadınlar hamile kalabilmek için en az altı ay beklemekte, halbuki 25 yaşlarındaki kadınlar için bu dönem sadece 4 aydır.